44 Plaka Kodu Nerenin? | Trafik Cezası Sorgulama | Araç Plaka

44 Plaka Kodu Nerenin?

44 Plaka Kodu Nerenin?

44 plaka kodu Malatya ilimize özel olarak belirlenen plaka kodudur. Güney Doğu Anadolu bölgesinin önemli kenti Malatya’ya ait ilçeler için çeşitli farklı harf grubu belirlenmiştir. Malatya’nın ilçelerine ait otomobil plakalarının tam listesi aşağıdadır.

  • 44 AC 001 – 44 AZ 999 Merkez
  • 44 DA 001 – 44 DL 999 Merkez
  • 44 DN 001 – 44 DN 999 Darende
  • 44 DP 001 – 44 DP 999 Hekimhan
  • 44 DR 001 – 44 DT 999 Merkez
  • 44 DU 001 – 44 DU 999 Arapkir
  • 44 DV 001 – 44 DV 999 Doğanşehir
  • 44 DY 001 – 44 DY 999 Pötürge
  • 44 DZ 001 – 44 DZ 999 Darende
  • 44 EA 001 – 44 ES 999 Merkez
  • 44 ET 001 – 44 ET 999 Hekimhan
  • 44 EU 001 – 44 EV 999 Merkez
  • 44 EY 001 – 44 EY 999 Darende
  • 44 EZ 001 – 44 EZ 999 Merkez
  • 44 FA 001 – 44 FA 999 Doğanşehir
  • 44 FC 001 – 44 FV 999 Merkez
  • 44 FY 001 – 44 FZ 999 Merkez
  • 44 HA 001 – 44 HA 999 Arapkir
  • 44 HC 001 – 44 HC 999 Darende
  • 44 HD 001 – 44 HD 999 Doğanşehir
  • 44 HR 001 – 44 HT 999 Doğanşehir
  • 44 KA 001 – 44 KU 999 Merkez
  • 44 M 0001 – 44 M 9999 Merkez
  • 44 T 0001 – 44 T 9999 Merkez

44 plaka kodlu ilimiz olan Malatya hakkında kısa bilgiler paylaşacağız. Doğu Anadolu Bölgesinin Yukarı Fırat Havzasında yer alan Malatya ili, coğrafi konumu, tarihi kervan yollarının – ünlü Kral Yolu ve İpek Yolu – üzerinde bulunması ve sahip olduğu zengin su kaynakları nedeniyle, Neolitik Çağdan bu yana yerleşimlere sahne olmuştur.

İlin güney bölümü meşe ağaçlarından oluşan korular ve baltalıklarla, kuzeyi ise bozuk nitelikli yapraklı ormanlarla kaplıdır. Nehir ve çay kenarlarında kavaklık ve söğütlükler bulunur. İl merkezi ve ilçelere bağlı köylerde, kayısı başta olmak üzere geniş meyvelikler yer alır.

Malatya ilinin tarihi de eskiye dayanıyor. İki bin yıldır güneşin doğuşunu ve batışını 2150 m. yükseklikte izleyen dev heykellerin sırrının çözülmesi için Kommagene Uygarlığı’nın keşfine gitmek gerekir. Nemrut Dağı’nın Kraliyet Akademisi tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen gençbilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı’nın tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır. Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin Kommagene Uygarlığı’na ait olduğunu ve Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiochos’un ağzından yazılan kitabe, Nemrut Dağı’nın sırrını ve Antiochos’un yasalarını içermektedir. Kommagene Uygarlığının ortaya çıkmasını sağlayan kazılar, Nemrut Dağı’ndan başka Arsameia, Samsat ve Fırat Havzasında gerçekleştirilmiştir. Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkartılan taşınabilir eserler müzelerde, geri kalanları da Milli Park Alanı içerisinde korumaya alınmıştır. Yunanca “Genler Topluluğu” anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallıktır. Toros Dağlarındaki çeşitli yolların birleştiği noktada bulunan antik Kommagene Krallığı, Suriye’nin Kuzeyi, Hatay, Pınarbaşı, Kuzey Toroslar ve doğuda Fırat Nehri’nin çevrelediği verimli topraklarda yer almıştır. Tarıma ve hayvancılığa elverişli ve ekonomik önemi yüksek sedir ağacı ormanlarını barındıran Kommagene topraklarının, ilk çağlardan beri yerleşim alanı olarak kullanıldığı civardaki mağara ve arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır. Antik dünyanın küçük ancak güçlü ülkesi Kommagene, baba tarafı Pers Krallarından “Krallar Kralı olarak anılan Darius’a ile, anne tarafı Makedonya Hükümdarı Büyük İskender ile akraba olan bir prensin oğlu Mithradates Kallinikos tarafından, İ.Ö. 109 yılında bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur. Farklı topluluklardan meydana gelen ve ayrı inanç ve kültürlere sahip Kommageneliler arasındaki birliği sağlamak konusunda büyük başarı sağlayan Mithradates Kallinikos, tanrılarla olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece ulusunu barış içerisinde yaşatacağı inancıyla ülkesinin çeşitli yerlerinde tapınaklar yaptırmıştır.

Lezzetli bir mutfağa sahip olan Malatyaya gittiğinizde mutlaka oradaki yiyecekleri tatmanız gerekmektedir. Malatya mutfağında etin ve bulgurun önemli bir yeri vardır.Çoğunlukla bulgur ve diğer malzemelerin karışımıyla yapılan 70 tür ‘köfte’ bulunmaktadır. Bulgur, fasulye yaprağı, kiraz, ayva, üzüm ve dut yaprağı ile yapılan sarmalarda da kullanılır. Ayrıca kebaplardan, tatlılara kadar birçok yerde kullanılan kayısı ve ürünlerinin, damak lezzetinde önemli bir yeri vardır. Yerel mutfağın gözde yemeklerinden kağıt kebabı ve içli köftenin ise tadına doyum olmaz. Tanımlamanın yetersiz kalacağına inandığımız birbirinden lezzetli ve çeşitli kayısı tatlılarını ise Malatya’yı ziyaretinizde mutlaka tatmalısınız.

Ayrıca Malatyayı gezdiğinizde birçok hediyelik eşya alabilirsiniz. Sofra bezi, perde, yazma gibi ahşap kalıplarla ve baskı tekniği ile süslenmiş dokumalar; halılar, canlı ve renkli olan kilimler, cicim; dövme, çekme germe gibi yöntemlerle yapılan bakır mutfak eşyaları; ahşaptan yapılan ve “güm güm” denen yayıklar çıkrıklar, kaşıklar Malatya’dan alınabilecek özgün hediyelik eşyalardır.
Kuru kayısının yanında, kayısının çeşitli türlerinden yapılmış dondurulmuş kayısı, kayısı konservesi, jöle, reçel, marmelat ve kreması, yeşil kayısı turşusu ve pestilinin de yapılacak alışverişlerde alınması tavsiye edilir.

Denir ki; Eski Malatya, Aslantepe ve Arkeoloji Müzesini gezmeden,
Sultansuyu ve Nemrut Dağını görmeden,
Merkezde iyi bir lokantada kağıt kebabı yemeden ,
Analı-kızlı içli köfte ve tereyağlı kayısı tatlısı ya da balık köfte yemeden,
Kayısı ve yan ürünlerinin satıldığı Şire Pazarında alış-veriş yapmadan…
Dönmeyin.

Etiketler: , , , , , , , , , , ,

Yorum Yaz